Similia Similibus Curantur

HOMEOPATİK İLAÇLARIN ENERJİSİ

Homeopatik ilaçların etkinlik mekanizması  bugünkü bilgilerle tam olarak bilinememekle beraber, destek gören açıklamalar, quantum fiziği ve suyun bilgi hafızası ile ilgilidir.

Homeopatik ilaçlar hazırlanırken; etken maddeler, “potentizasyon” ya da “dinamizasyon” adı verilen özel bir işlem sürecinden geçirilir. Potantizasyon ve süksisyon dediğimiz çalkalama işlemlerinin sonucunda, etken madde, giderek derinleşen düzeyde moleküler boyuttan uzaklaşır. Ana maddeden geriye hiçbir kimyasal özellik kalmazken, maddenin bilgisi, belirli satandartlar içerisinde, Homeopatik ilaca dönüştürülür.

 


Esasen, 18.yy da formüle edilmiş olan Avogadro Sabitine (*) göre, D24 ve C12’den sonraki potensler ile Q potenslerin, teorik olarak, orijinal maddeden, hiçbir molekül barındırmadığı bilinmektedir. Çözelti maddenin zerresini bile içermemesine rağmen,  maddenin aktivitesi seyreltici sıvıya geçer ve solüsyon bu bilgiyi hafızasında tutar.

Homeopatik ilaçlar adeta bir sinyal gibi hareket eder. Hücre içine girdiğinde vücudun tüm kantitativ (niceliksel) ve kalitativ (niteliksel) informasyonuyla, bio enerjisiyle  iletişime geçerler. Bu değişim televizyon görüntülerinin elektromanyetik sinyallerle aktarılmasına benzetilebilir.

Bilimsel çalışmalar
Avustralyalı onkolog ve hücre bilimci Dr. Bevan Reid, 1980 yılında yaptığı laboratuvar çalışmalarında, Kuantum fiziğinde bilinen “boşluk, bilgi içerir” önermesini destekleyen deneylerde, bir maddenin bilgisinin mini vorteksler (girdaplar) aracılığıyla, diğer maddelere taşınıp kopyalandığını göstermiştir.

Bir diğer Avustralyalı bilim adamı Paul Callinan, Dr. Reid’in araştırmalarını destekleyen başka verilere ulaşmıştır. Callinan, defalarca seyreltilmiş (potentize edilmiş) ve moleküler düzeyde madde içermeyen Homeopatik solüsyonları buz kristallerinin üzerine damlattığında, buz kristallerinin yapısının değiştiğini gözlemlemiştir.

Bu çalışmalar, potentize edilmiş solüsyonların, etken maddeye ait bilgiyi atom altı boyutta taşımakta olduklarını göstermektedir.

Dr. Reid, potentizasyon işlemini şöyle açıklamıştır: “Homeopatik solüsyonlar çalkalandığında yaratılan mini basınç dalgaları, milyonlarca elektron şablonu yaratmakta ve bu şablonlar, solüsyondaki ana maddeye ait bilgiyi korumaktadır. Elektron şablonları, mini basınç dalgaları yani çalkalama yoluyla taşıyıcı hale gelmektedir.

*Avogadro sayısı veya Avogadro sabiti, bir elementin bir molündeki atom sayısı ya da bir bileşiğin bir molündeki molekül sayısıdır. 1 mol yani 12 gr Karbon12 elementindeki atom sayısı deneysel olarak hesaplanarak 6.02214199×1023 bulunmuştur. Sayı, bu alandaki katkılarından dolayı İtalyan bilim adamı Amedeo Avogadro’nun (1776–1856) adı ile anılır.Jean Baptiste Jean Perrin (1926 Nobel adayı), Avogadro sayısı terimini 1909 yılında bir makalesinde kullanmış ve bu terimi ilk kez kullanan insan olmuştur.