Similia Similibus Curantur

ÖNCÜLER

Kuramsal temelleri 1700’lerin sonlarında atılan Homeopati, Almanya’dan başlayarak önce Avrupa’da, sonra İngiltere ve Amerika’da yayılmıştır. Kuzey Avrupa (İsveç, Danimarka), Güney Amerika, Afrika, Avustralya, Uzak Doğu (Çin, Hindistan ve Sri Lanka)’ya kadar ulaşmıştır.

Homeopatinin dünyaya açılımı, ilk ilaç denemelerinden yaklaşık 20 yıl sonra, Hahnemann’ın farklı ülkelerden öğrencileri aracılığıyla olmuştur.

Örneğin Homeopatiyi İngiltere’ye götüren kişi, Hahnemann’ın öğrencisi ve yakın dostu Dr. Frederick Hervey Foster Quin’dir. Dr. Quin İngiliz Kraliyet ailesinin hekimliğini yapmıştır. İngiliz sarayı, Homeopatinin ülkede tanınma¬sına ve gelişmesine destek vermiştir. Dr. Quin Londra’da dünyanın ilk Homeopati Hastanesini kurmuş (1849) ve 1854 Yılında İngiltere’yi kasıp kavuran kolera salgınında pek çok hastayı sağlığına kavuşturmuştur.

Hahnemann’ın bilinen diğer öğrencileri arasında, ünlü Alman hekim Dr. Constantine Hering yer alır. Dr. Hering, 1833 yılında Philadelphia’ya yerleşmiş ve kısa zamanda Homeopatinin Amerika Birleşik Devletleri’nde tanınmasını sağlamıştır. Dr. Hering’in, başlangıçta Homeopatiye karşı olduğu bilinir. Organon’u, Hahneman’ın tezlerini çürütmek amacıyla incelemeye başlamışsa da, daha sonra dünyada iz bırakan Homeopatlardan birisi olmuştur.

Dr. Hering’in çağdaşları olan Boenninghausen, Prof. James Tyler Kent ve Dr. Henry Clay Allen da Homeopatiye büyük katkılarda bulunmuş olup, eserleri temel literatür içinde yer almıştır.

Türkiye’nin Homeopatiyle ilk tanışması, yaklaşık 175 yıl önce Dr. John Martin Honigberger aracılığıyla olmuştur. Hahnemann’ın öğrencisi olan Honigberger, iki yıl İstanbul’da yaşamış ve o yıllardaki veba salgını sırasında, birçok hastayı tedavi etmiştir. Bu ilk tanışmayı uzun bir sessizlik dönemi takip etmiş, bilindiği kadarıyla 1998 yılına kadar ülkemizde Homeopati çalışması yapılmamıştır.